Ahmet EROL'un Web Sitesi

FIRIN YAPIMI

 Fırının yapımını şöyle anlatmaya başlayayım. Ben sizin sayfanızı görmeden önce fırınla ilgili araştırmalar yapmaktaydım. Öncelikle fırının yerini belirledık ve altı boş olacak sekılde yaklasık 90 cm yüksekliğe kadar tuğla ördük ve üzerine beton attık. Ölçüleri de 160x160 kare bir masayı andırmaktaydı. Fırını yapacağımız zeminimiz oluşmuştu.

Sonra biz Ankara'ya geri döndük ve yaklaşık 1 ay boyunca sadece düşünduk ve araştırdık, sonra ben sizin sayfanızı keşfettim. Fırınımızın alt kısmı da oldukça benzemekteydi. Sonra çıkma ateş tuğlalarımızı (zemine döşeyeceklerimizi) ve fırının ön ağız kısmı kenarlarını yeni tuğlalardan olmak uzere 50 ytl karşılığında aldık. Yanlız aldığımız ateş tuğlaları tuğla fabrikasının eski bacasından çıkan ateş tuğlaları, oldukça yıpranmış ve üzerinde harç tabakaları olan taşlardan. Arkası açık bir araca yükledık. İki çuval şamot aldık. Diğer şamotlardan farkı, bu şamot biraz daha kalın parçalardan oluşmaktaydı. Yani içinde eski tuğla kırıkları fılanda mevcuttu. 2. el tuğla satan Ankara'nın Altındağ ilçesinde bir yol kenarında pazarlık ettık. 600 adet harman tuğlayı 60 ytl'ye aldık. Onları da yükledik. Arabanın kasası tamamen dolmuştu. Bu kadar olacağını açıkca tahmin etmemiştik. Harman tuğlalarının yarısı yetti bize fırın için, ama fazlasının zararı yok, kalanlarından bir de taş ocak yaptık. Sonra zemindeki ateş tuğlalarının altına koymak için PVC yapılan bir evden eski pencereleri aldık. Camlarını elimizden geldiği kadar kırdık. Yaklaşık 2 kasa camımız oldu. 6,5 ytl'ye bir çuvalda 50 kg. kaya tuzu aldık. Hepsini arabaya yükleyip yola koyulduk. Bir pazarımızı bu iş için ayırmıştık ben ve abim.

100_4825 Abim üniversitede Endüstri Mühendisliği bölümünde öğretim üyesi, benim de emlak ve dekorasyon mimarlık bürom var. İşletme mezunuyum, eşimde mimar. Tuğla sayısı konusunda eşimden yardım aldık, fakat biz yinede fazla almamız gerektiğini düşünerek fazla aldık. İşimizin yarım kalmasına gönlümüz razı olmazdı.

Biz 19 Mayıs tatilinin gelmesini sabırsızlıkla beklemeye başladık. Babam emekli bankacı ve annem, ikiside emeklıler. Bir hafta önceden gidip hazırlık yapmaya başladılar. Ben sizin fırın yapma resimlerinizi ve yazılarınızı babama bir dosya halınde verdım. Babam da böyle bir kaynağın elinde olmasından dolayı o kadar memdundu ki anlatamam.

Biz gidene kadar babam bizim 2. el ateş tuğlalarımızı tek tek jet taşıyla temizlemiş günlerce uğraşmış. Sonra 160x160 ebatındaki masamızın üzerine harman tuğlalarını (ateş tuğlası değil) öncelikle 2 sıra halinde ortası boş kalacak ve kare şekilde ördük, ortası boş kalmıştı. Ortasına bir çuval kaya tuzu ve 2 kasa cam kırığını döktük ve harmanladık. Böylece fırınımızın zeminini izole etmiş olduk. Ateş tuğlalarını aşağıda belirttiğimiz ölçüde hazırlanan harçla ördük, yanyana dizdik. Böylece çevresindeki 2 sıra tuğla ile aynı hizaya geldi. Sonra giriş kısmının kenarlarına gelecek kısımlara birer adet harman tuğla koyduk yükselttik ve fırınımızın giriş kısmını ördük en üstteki tuğlamızı koymadan önce lama demiriyle destekledik, alttan tuğlaların dengesıni koruması ve biraz daha dayanıklılığını arttırmak için. Zemine serdiğimiz tuz ve camın sıcaktan zamanla erimesi ve harç görevini yapması tuz ve böylece ateş tuğlalarının soğumasını da engelleyecek ve fırınımız daha uzun süre sıcak kalabilecekti. Bir nedeninin de su olduğunu söylediler, tuzun fırının içinde pişenlere biraz daha lezzet ve koku kattığıdır. Birinci günü bu şekilde bitirdik.

2. gün kahvaltıdan sonra, bu oluşumun etrafına harman tuğlası örmeye başladık, yuvarlak bir kalıp oluşturacak şekilde yani fırınımızın kalıbını da hazırlamış oluyoruz. Burada dıkkat edılmesı gereken ölçü oldu.

3 ölçü kum

1 ölçü çimento

1 ölçü kireç

1 ölçü şamot

bu ölçü her zaman kullanılacak dikkat edilmesi gereken en hassas nokta:

 

DSC01631 Fırındaki kubbe kısmı tamamen harman tuğla ile örülmüştür. Tuğlalar fırın merkezine uzunlamasına döşenmiştir. Böylece kubbe duvar kalınlığı 20 cm. olmuştur. Çevresi 1.60x1.60 olmasına rağmen duvar kalınlığı fırın içinin genişliği 120 cm çapında bir daire olmuştur. Bizce ideal bir ölçüdür. Daha büyük yapıldığında ısıtma sıkıntısı yaşanabilir.

2. gun:

Artık harman tuğlayla örmeye başladık. Tuğlayı yine bahsettiğim gibi diklemesine örüyoruz. Resimlerı olmadığı için anlatmakta güçlük çekiyorum şöyle yani, tuğlaların küçük kenarı fırınımızın içine bakacak şekilde, kalın bir duvar oluşturabileceğimiz şekilde örmeye devam ediyoruz. Burada da püf noktası harç karışımımızdaki oran ve 2 sıra örüyoruz, yavaşça tepeden kum döküyoruz, 2 sıra örüp bekliyoruz, tepeden biraz ince kum sonra tekrar devam. Kumu yavaş yavaş dökün lütfen, harç tam kurumamış olduğundan sıkıntı yaşayabilırsiniz

Sabır gerektıren bir iş olduğunu söylemeliyim. Bitmeyecekmiş gibi geliyor. Bu arada tuğlayı örme işini eniştem yaptı. Kendisi mali müşavirdir ama tuğla konusunda da kendisine son derece güveniriz. İki sefer fırının üstünden düştü dıkkat etmeniz gerek fırının üstünde öreceğinizden dolayı.

Giriş kısmına plastık boya kovalarından bir tane koyduk, diğer kısımlara da bildiğiniz gibi kum dolduruyorduk, kumun az gitmesi için içine bir adet karton kutu yerleştirdik bu kum işinin sıkıntısını azalttı. Akşama kadar örme işimiz bitti. Fırının bir kenarında hava alması amaçlı bir tuğla kadar boşluk bıraktık. Giriş kısmının üstüne de 3 adet baca tuğlasından baca yaptık. Fırınımızın örme işi bitmişti ve kurumaya bıraktık. Baca yerinin özelliği, fırının içinde olmamasıdır. Fırının girişinin de önündedir hemen. Fırın içinden çıkan duman bacaya yönelmektedir. 2 hafta sonra gidip kovayı cıkardık, içindeki kumu boşalttık, fırınımız çökmemişti. Dışını harç hazırlayıp sıvadık 2 kat.

Bir kaç gün sonra içinde ilk gun sadece kağıt yaktık,

2. gün çalı çırpı,

3. gün ince odun,

amacımız fırını yavaş yavaş ısıtmak, tuz ve camı eritmek

4. gün kalın odun

5. gün ne bulduysak yaktık çok güçlü şekilde.

100_4836 Fırınımız kullanılmaya hazırdı artık.

Dilimin döndüğünce anlatmaya çalıştım. Sizlere de çok teşekkür ediyorum tekrar tekrar. Çok yardımcı oldunuz. Sızleri de bekleriz yolunuz düşerse, birlıkte yakarız fırınımızı, pideler ekmekler güveçler yemekler yapar, afiyetle yeriz.

Size ve ailenize de esenlıkler, sağlık ve mutluluklar diliyorum. Bu yazdıklarımız anlattıklarımızın bizim düşünce tarzımızdaki insanlara kaynak olması temennisiyle.

 

fırının bize ortalama maliyeti

 

ateş tuğla + giriş tuğlası + şamot 50 ytl

harman tuğla 600 adet 60 ytl

cam kırığı ücretsiz

çimento 40 ytl

kum ücretsiz

kireç 10 ytl

Mazot parası 90ytl

--------------------------------------------

250 ytl


Örnek 2

Kim buram buram kokusu yüzlerce metreye yayılan nar gibi kızarmış köy ekmeklerini, içli pideleri sevmez ki! Hele de çocukluğunda, babaannesinin kendisi için özel yaptığı içli pidelerin pişmesini bahçedeki köy fırınının önünde iştahla, ağzı sulanarak beklemiş, sonra da el değmeyecek sıcaklıktaki pidelerin tahrik edici kokusuna dayanamayıp ucundan ısırıp, ağzının yanmasına aldırmadan o muhteşem lezzetin bütün benliğine yayılmasını hissetmiş, yine de yutabilmek için önceden hazırlanmış soğuk, kıvamlı ayrandan büyükce bir yudum almış, ve tabii ki tüm bu duygular insanın hafızasına görüntüsü, kokusu, lezzeti ve tüm hazzıyla kazınmışsa.

İşte bu nedenle Meyvelitepe'de bir köy fırınının bulunması, Meyvelitepe henüz bir proje halinde bile değilken zaten kararlaştırılmıştı.

Proje ilerleyip ev ortaya çıktıktan, dahası evin etrafındaki peyzajı şekillendirmeye başlayınca Firin1 fırının yerine de karar verdik hemen. Evin batı tarafında, önü bir taraça gibi denize bakan, rüzgardan korunaklı, baharda çimlendirip üzerine bir pergola koyarak yaz akşamlarında yemek yiyip dostlarla sohbet edebileceğimiz bir yer olarak düşündüğümüz, 4 metre eninde 10 metre uzunluğundaki bir alanın en gerisindeki köşeyi düşündük. Böylelikle, bir yandan fırında bir şeyler pişirirken, bir kaç metre ötedeki masadan uzak kalmamak iyi olacaktı.

Böylelikle fırının yeri belirlendi. İş geldi yapmaya. Geçenlerde iş yerinden bir arkadaşla sohbet ediyorduk. Onlar da Sapanca'daki evlerinin bahçesinde, komşularıyla birlikte ortak bir köy fırını yapmaya niyetlenmişler. Bazıları doktoralı dört mühendis işe girişmişler. Başlangıçta her şey iyi gitmiş, ancak sıra fırının kubbesini yapmaya gelince işler ters gitmiş. Fırının kenarları yükselip kubbenın tuğlaları örülürken kubbe olduğu gibi çöküyormuş. Bu şekilde 3-4 denemeden sonra vazgeçmişler. Hala kubbesi çökmüş durumda duruyormuş fırın. Oysa oralardaki her köy evinde bir fırın var. Sormayı mühendisliklerine yedirememişler anlaşılan.

Öncelikle böyle bir durumla karşılaşmamak için, dahası, istediğimiz pişirme ve kullanım özelliklerine sahip olması için uzun bir araştırmaya girdik önce. Tabii Tepeköy'den arkadaşlara tüm detayları sormayı ihmal etmedik (özellikle kubbeyi nasıl yaptıklarını).

Anladığımız, çok geleneksel yapıyorlar fırınlarını. Harman tuğlası kullanıyorlar, ısının muhafazası için özel bir şey yapmıyorlar. Tuğla aralarında ve taban tuğlasının altında cam kırıkları ve iri tuz kullanmaları iyi sonuç veriyor. Kubbenin yapılması esnasında nemli kum kullanmaları da gayet pratik. Sonradan İtalya'dan Arjantin'e kadar benzeri fırın yapımlarında kum kullanımının çok yaygın olduğunu anlayacaktık. Göçmen kökenli köylerimiz fırınlarına ayrıca baca yapmıyorlar, duman fırının ağzından dışarı çıkıyor, yerli kökenli köyler ise kubbenin arka yan tarafından küçük bir delik bırakıyorlar. Odun kor hale geldikten sonra burayı yerine göre alıştırılmış bir tuğla kapak ile kapatıyorlar. Yanlız bu geleneksel fırınlar çok yüksek ısıya çıkamıyorlar, ısıyı da çabuk kaybediyorlar.

Biz beş dakikada pizza, peş peşe pideler ekmekler pişirebilecek bir fırın olsun istedik. Bu yüzden yazılı çizili dökümanlar bulmaya çalıştık. Ne yazık ki, Türkiye kaynaklı ve Türkçe hemen hemen hiçbir şey bulamadık. Ülkenin geleneğinde çok yaygın olan bir konuda hiç bir yazılı bilgi bulamamak oldukça üzücü. Belki de bu yüzden, fırın konusundaki deneyimimizi adım adım, tüm detayı ile burada yayınlamaya karar verdik.

Fornobravo1 Araştırmalarımız sonucunda kubbenin şekli açısından iki farklı fırın yöntemi olduğunu gördük. Birisi Masonry denilen kubbe şekli. Bunda kubbe küresel değil bir varil şeklinde. Diğeri de Pompeii tarzı denilen, kubbenin tam bir yarım küre olduğu şekil. Masonry tarzı fırınlar pizza gibi çok yüksek ısıda çabuk pişirmeye uygun değil. Oysa pompeii tarzı fırınlar, ısının fırın duvarlarından yansıması ve fırının içinde iyi odaklanma özelliği sebebiyle rahatlıkla 350°C ye çıkıp pizzayı tam olaması gerektiği gibi beş dakikada mükemmel pişiriyor. Internette köy fırını yapımı için bol miktarda ingilizce kaynak bulduk. Bunlardan Forno Bravo'yu mükemmel bulduk. Ücretsiz fırın planları verdiği gibi, yapım teknikleri, aşamaları her şey var. Forno Bravo'nun forum sayfalarına girdiğimizde ise dünyada bizim gibi düşünen ve yaptıklarımızı yapan ne kadar çok kişi olduğunu gördük, çok yararlandık ve yararlanmaya da devam ediyoruz. Forum sayfalarında dünyanın dört köşesinden yüzlerce insan fırın yapma deneyimlerini, karşılaştıkları güçlükleri, bunları nasıl aştıklarını paylaşmışlar.

Fırınımızın iç çapı 90 cm, ateş tuğlası duvar kalınlığı 10 cm, fırının ağzını oluşturan, üzerine de bir baca konduracağımız, aynı zamanda da barbekü olarak kullanacağımız tünel misali bölümün uzunluğu 50, genişliği 55, yüksekliği de 45 santimetre olacaktı. Tabanında yine 6 cm kalınlığında ateş tuğlası kullanmaya karar verdik, 2cm'lik şamot harcıyla birlikte 8 cm'ye çıkacaktı kalınlık. Fırının tabanının yerden yüksekliği ise, fazla eğilip bükülmeden içini görebileceğim, fırın küreğiyle çalışabileceğim yükseklik olarak evde pek çok denemeden sonra en iyi olduğuna karar verdiğim üzere 120 cm olacaktı.

Fırın için seçtiğimiz köşeye tüm bu ölçüleri hesaba katarak içi demir hasırlı betondan bir temel Firin2 yaptık önce. Sonra, fırının taban ateş tuğlalarının yerden 120 cm yükseklikte olacağı hesabından geri giderek yan duvarları gazbeton kullanarak ördük. Onun üzerine tüm fırının yükünü taşıyacağını göz önüne alarak hasır demir ve 30'ar santim arayla kalın demir çubukları karşılıklı duvaralara oturtup, altına ve kenarlarına kalıp yaparak 10 cm kalınlığında betonladık. İşin bu bölümü çok standart olduğu için fazla detaya girmiyorum.

Tüm yabancı kaynaklarda fırının taban tuğlalarının altında ve kubbeyi tamamen içine alacak şekilde ısı kaybını önlemenin önemi anlatılıyordu. Bunun için de en temel malzeme olarak vermikülit kullanımı öneriliyordu. Firin3

Biraz zor oldu ama sonunda vermikülit bulduk. 6 ölçü vermikülit'i bir ölçü çimento ile  karıştırarak elde ettiğimiz harcı 10 cm kalınlığında fırın kaidesinin üzerine yaydık. Kenarlarda kalıp tahtalarıyla 10 cm'lik boşluk bırakmayı ihmal etmedik. Kubbe bittikten sonra bu boşluğa kırmızı tuğladan duvar örerek kubbeyi tamamen örteceğiz.

Ateş tuğlasını işlemek için şamot harcı kullanıyoruz. Şamot harcı kuruduğunda ateş tuğlasıyla aynı refraktör özelliklere sahip olan, aynı zamanda da yapıştırıcı bir harç. Kıvamlı, koyu bir çamur olacak şekilde su ile karıştırdığımız harcı çimentolu vermikülit ile hazırladığımız zeminin üzerine ateş tuğlalarını döşemek için kullanıyoruz. Taban tuğlaları döşerken resimde görüldüğü gibi dokulu, aralarında boşluk bırakmadan, hepsi aynı seviyede ve terazisinde döşüyoruz.

Firin4 Taban tuğlalarını döşerken hava çok soğudu. Tabanın yaklaşık yarısını döşedikten sonra bir kaç gün sonra devam etmek üzere üzerini naylon bir örtü ile kapatarak şimdilik bırakıyorum.












GFirin5eçtiğimiz hafta sonu havanın açık olmasından yararlanıp başladığım işi komşum Bekir'in de yardımıyla  bitiriyoruz.

Fırının taban taşları döşendi. Bir terazi yardımıyla her yönde kontrol ediyoruz. Özellikle de tabanda bir kavis olmamasına, tuğlalar arasında seviye farkı bırakmamaya dikkat ediyoruz. Bu çok önemli. Terazi yüzde yüz mükemmel olmasa bile kavis, çukur, bazıları düşük bazıları yüksek seviyeli tuğla kalmaması çok önemli. Malum, fırın küreği fırının içinde hiç bir şeye takılmamalı ve yüzeyde kolayca kaymalı.

Tuğlaları iyice biribirlerine yakınlaştırıp aralarda boşluk bırakmamaya çalıştık. Her şeye rağmen kalan 1mm'lik açıklığı da şamot harcıyla dolduracağız.

Firin6 Havaların çok soğuk olmasından dolayı harcın kurumadığını farkettik. Harç tamamıyle serleşip fırın tabanını sabitlemeden kubbe yapımına geçmiyeceğiz zira tabanı bozabiliriz. Böylelikle fırın yapımını Mart ayına kadar tatil ediyoruz.












Sitenin istatistiklerinden izlediğimiz kadarıyla Google'dan "köy fırını" diye arama yaparak bizi bulanların  oranı diğer aramalara göre %50 civarında. Böyle bir şeyi hiç tahmin etmiyorduk. Meğer ne kadar da köy fırını meraklısı varmış.

Nihayet fırına sıra geldi ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Kaldığımız yer derken, esasında önceki aşamada ciddi bir hata yapmışız. Önce o hatayı düzelttik. Yaptığımız hata, bir önceki aşamada fırının taban taşlarını döşerken şamot harcını olduğu gibi kullanmaktı. Biz bu harcı kullanıma hazır olacak şekilde gereken karışıma sahip olduğunu düşünüyorduk. Fırın tabanını yaptıktan iki ay sonra bile çamurun kurumadığını, hatta ilk günkü gibi durduğunu görünce bu işte bir yanlışlık var dedik. Sonuçta, nalburlarda 25kg'lık torbalarda satılan şamot harçları öylece kullanılamıyor. Bu malzeme İngilizce'de "fireclay" denilen refrakter tozdan başka bir şey değil. Kendi kendine kürlenmiyor.

Ne yapacağız derken imdada yine Forno Bravo yetişti. Oradaki tarife göre, 1 ölçü portlant çimentosu, 3 ölçü elenmiş dere kumu, 1 ölçü kireç ve 1 ölçü şamot harcını (ölçüler, hacim ölçüsü olacak) önce kuru olarak karıştırıp sonra sulandırarak elde edilen harcı kullanmak gerekiyormuş. Biz de daha önce döşediğimiz taban tuğlalarını söktük, eski çamuru tamamen kazıdık, sonra bu harçla tekrar yaptık. 2 günde taş gibi oldu.

Şimdi gelelim fırının devamına. Fırının planını kağıt üzerinde ölçeklendirerek çizmiştik zaten. Buna göre fırının iç çapı 90cm, iç yüksekliği 45cm, fırın ağzının uzunluğu da da 50cm olacak. Fırın ağzını biraz uzun tutmamızın nedeni aynı zamanda barbekü olarak da kullanabilmek.

Firin7

15 tabaka kadar 100cmx50cm ölçülerinde 2cm kalınlığında köpük strafor aldık. Bunlardan iki tanesini bantlayarak birleştirip, bir çivi ve kurşun kalemi biribirine iple bağlayıp pergel gibi kullanarak 90cm çapında bir daire çizdik, sonra da maket bıçağı ile keserek fırınımızın iç tabanının kalıbını elde ettik. Bunu fırın tabanı olarak kullanacağımız ateş tuğlası kaplı platformun üzerine yerleştirdik.


Firin8Doğru konumlandırma yapabilmek amacıyla köpük kalıbın etrafına tuğlaları dizdik, fırın ağzının yerini, konumunu, tuğlaların duruş şeklini tam olarak belirledik.

Daha önceden temin ettiğimiz barbekü ızgarası olarak kullanacağımız paslanmaz çelik, sapları vasıtasıyla kolayca barbeküye takıp çıkarabileceğimiz ızgarayı da yerleştirerek herhangi bir ölçü hatası yapmamaya çalışıyoruz. Buna göre fırın ağzının genişliği 50cm olurken barbekü olarak kullanacağımız bölümün genişliği 60,5cm olacak.

Firin10 İlk sıra tuğlayı dikine döşüyoruz. Bir önceki adımda dizerek nasıl duracağına baktığımız ve yerlerine karar verdiğimiz tuğlaları harçla örüyoruz. Fırın tabanındaki köpük kalıbın etrafında tam bir çember olacak şekilde sabitlediğimiz tuğlaların fırının içine bakan yüzeylerine ait kenarları hiç boşluk kalmayacak şekilde birleşiyorlar.  Dış tarafta  kalan dar üçgen şeklindeki boşlukları da harçla iyice dolduruyoruz.

İlk sıradan sonraki sıralar daralarak fırının kubbesini oluşturacaklar. Bu işlemin kusursuz olabilmesi, gittikçe eğimi artarak yerçekimine meydan okuyacak tuğlaları tutabilmek için yine köpükten kalıplar hazırlıyoruz ve bunları portakal dilimi misali fırının içine yerleştiriyoruz.
Firin11

Portakal dilimi gerkeçten de iyi bir benzetme oldu. Fırının şekline göre hazırladığımız çeyrek daire şeklindeki köpük plakaları fırının merkezinde birleştiriyoruz. Tuğla örülmesi sırasında dilimleri fırının içinde ihtiyaca göre sağa sola kaydırabilmek için merkezde bantla yapıştırdık, kanatlar gerektiğinde hareket edebiliyorlar.

Firin12 İkinci ve daha sonraki sıraları ortadan ikiye bölünmüş tuğlalarla öreceğiz. Tuğlaları basit bir el taş kesme aletiyle kesiyoruz. Kesilen yüzeyler çok mükemmel değil, ama bunun bir önemi yok. Düzgün yüzeyleri hep fırının iç tarafına gelecek şekilde döşüyoruz. Bunları döşerken hem bir alt sıra ile, hem de yanındaki tuğla ile açı yapıyor. Bu açıların eşit olmasına, fırının içine bakan yüzeyde derz kalmayıp kenarların boşluksuz birleşmesine dikkat ediyoruz. Dış taraftaki açıların yarattığı boşlukları da harçla dolduruyoruz.

Firin13 Bu şekilde iki sıra ördükten sonra bu günlük bırakıyoruz. Bundan sonraki her sırada biraz daha yer çekimine karşı geleceğimiz için ilk üç sırada kullandığımız harcın donmasını beklemek daha iyi olur diye düşünüyoruz.

Kubbenin yuvarlaklığı şimdiden ortaya çıkmaya başladı

Bugün hava yağacak gibi, hatta zaman zaman atıştırıyor. Devam edip etmemekte tereddüt ediyoruz. Hedefimiz kubbeyi kapatmak. Devam etme kararı veriyoruz. Dün üç sıra tuğla döşemiştik. Harç tamamen olmasa da epey kurumuş, sertlik kazanmış.

Fırın ağzı için ölçüsüne göre demirciye lama demirden yaptırdığımız iki kavisli demiri fırın ağzına yerleştirip üzerine 10cm genişliğinde bir mukavva koyuyoruz. Mukavva ıslak harcın demirlerin arasından aşağıya düşmemesini sağlayacak. Böylece kavisli fırın ağzının tuğlalarını da döşeyip fırın duvarlarındaki Firin14 tuğla sırası ile birleştirdik. Birleşim noktalarında ölçü ve şekle göre bir kaç özel tuğla kesmek gerekti. Kavisli demirin üzerine tuğlaları yerleştirirken tuğlalar arasında kalan açılı boşluklardan birkaçına özel olarak kestiğimiz tuğla parçasını kilit taşı gibi sımsıkı yerleştirdik.

Bu aşamadan sonra her sıranın eğimi biraz daha artacak, altında dayanabileceği bir şey olmayacak. Bizim köpükten portakal dilimleri güvenli görünmesine rağmen riske girmeyip aralarına nemli kum doldurduk. Kubbenin içten alacağı şekle göre sıkıştırarak yuvarlattık.

Böylece kubbenin tepesini oluşturacak sıraları çökme tehlikesi olmadan güvenle döşeyebileceğiz.

Firin16

Sıraları döşemeye devam ettik. Eğim iyice arttığı için fırının dış tarafına bakan yüzeyde daha çok açılı boşluklar kalmaya başladı. Bu boşlukları sadece harç ile doldurmakla yetinmeyip özel kestiğimiz dar üçgen biçimindeki tuğlaları bu boşluklara yerleştirip lastik çekiçle hafifçe vurarak sıkıştırdık. Bu şekilde kubbeyi tamamladık. Kilit taşı vazifesi gören, bir kısmını tamamen yerine göre kestiğimiz bu taşlar için son bir kontrol yaptıktan sonra kubbeyi harçla sıvadık.

Fırın yapımını şimdilik bırakıyoruz. En zor bölüm bitti. Bir hafta kurumaya bırakacağız. Haftaya önce kubbenin içindeki kumu boşaltacağız, sonra fırın ağzında çalışacağız. Buraya fırının bacasını, barbeküyü ve dış ağzı inşa edeceğiz.



Bahçeye yaptığımız fırın sanırım bir tür takıntı oldu bende. Geçen hafta fırının kubbesini yapmıştık. Her günkü durumu yakından takip ettim. Çarşamba günü kubbenin içindeki kumu ve köpük kalıpları boşalttık. Elbette merakımız içinin nasıl göründüğü idi. Hiç de fena olmamış diye biribirimizi tebrik ettik.

Eksik malzemeleri hafta içi temin etmiştik. Fırın ağzındaki demir kasnakların işlevsel olmasına rağmen görüntüsünün iyi olmamasından dolayı orayı da ateş tuğlası ile kaplamaya karar verdik.

Firin17Bu sebeple 2cm kalınlığında tuğlalardan almıştık. Bunları fırın ağzının eğimine göre çizip keserek seramik yapıştırıcısı ile yapıştırdık. Böylece, seviyesi daha yüksek olan ana ağızdan bakıldığında biribirine gayet iyi oturmuş, kavisli ateş tuğlaları görünecek.

Önceden ölçüsüne göre kestirmiş olduğumuz L şeklindeki iki köşe demiri fırın ağzının yan duvarlarının üzerine biribirine bakacak şekilde oturtuyoruz. Fırın tarafında kalanı ile fırın ağzına döşediğimiz ateş tuğlalarını iyice sıkıştırıyoruz. İki demirin arasına 19x39 ölçülerindeki baca tuğlasını  boşluk kalmayacak şekilde yerleştirdik. Pompei tarzı fırınlarda fırının içinde baca yok. Duman, fırınınFirin18 ağzının hemen dışına yerleştirilmiş bacadan çıkıyor. Bizimkisi de öyle olacak.

Dış tarafta kalan demirin görünmemesi için yine 2cm'lik ateş tuğlalarına tırnak açarak demire astık, harçla iyice tutturduk.

Sıra geldi fırının dış ağzını yapmaya. Burası biraz estetik görünüme sahip olsun istiyoruz. Delikli pres tuğlalardan (hafif olsun diye) kemerli bir şekilde yapmak istiyoruz.

Firin19Bunun için fırının yan duvarlarının hemen önüne ölçüsüne göre yarım tuğlalar döşeyeceğiz. Ben, İsmail ile birlikte tuğla kesme işine başlayınca bekir de fırının dış duvarlarını büyük bir keyifle örmeye başladı. Biz tuğlaları kesinceye kadar o da hemen hemen bitirdi bile.

Şimdi sıra geldi fırının dış ağzına. Bunun için önceden marangoza ölçüye göre MDF'den kestirdiğimiz iki kavisli  plakayı sağdan ve soldan iki ayak ile aynı seviyede birleştirdik.

Firin20

Plakalar arasındaki boşluk sayesinde kemeri oluşturan tuğlalar üzerinde durabilecek. Kuruduktan sonra da rahatça çekip alabileceğiz.

Sonra, bu destek üzerinde tuğlaları işlemeye başladık. Kemerin üst köşelerinde ikişer tane tuğlayı boydan boya üçgen şeklinde kesmemiz gerekti, ki bu elimizdeki aletle bizi en çok zorlayan bölüm oldu.Böylece kemer tuğlalarını ortaya kadar işleyerek getirdik.
Kemerin diğer tarafının tuğlalarını da hazırladık. Destek plakalarının üzerine öylece yerleştirerek nasıl denk geleceğini kestirmeye çalıştık. Bir tuğlayı boylamasına her iki tarafından kestiğimizde kemerin tam ortasında bir kilit taşı olarak oturacağını görünce ölçüsünü çıkartarak kestik.

Bu şekilde kemer bittiği zaman nasıl görüneceğini de anlamış olduk.

Firin24
Bize hiç fena değil gibi geldi.

Bu günlük bırakıyoruz. Kısmetse yarın devam edeceğiz. Daha epey bir iş var...

 




Bugün fırın ağzındaki kemerin yapımına devam ettik. Ayrıca sol tarafta kalan boşluğu da terra-cotta ile kaplayarak bir raf şekline soktuk. Baca tuğlalarını yerleştirdik.

Bu noktadan itibaren bir-iki hafta duracağız. Fırını iyice kurutup yanmaya alıştıracağız. Bunun için Forno Bravo'da önerilen programı uygulayacağız.

İlk gün sadece biraz kağıt yakacağız. İkinci gün kağıdın yanısıra bir tutam çalı çırpı, ertesi gün biraz daha fazla. Bu, böyle fırını 300 dereceye getirinceye kadar devam edecek. Pizza pişirme sıcaklığı olan bu ısı yeni bir fırında biraz riskli. Fırın kubbesinde çatlamalar olabilir. Çatlaklar oluşursa tamir edebilmek için yanmaya iyice alışıncaya kadar kubbeyi ulaşılabilir tutacağız. Sonra kubbenin izolasyonunu yaparak fırının üzerini tamamen kapatacağız. Bacayı da klinker tuğlalar ile kaplayarak dekorasyonu tamamlayacağız.

Firin27Bugün yanmaya alıştırma sürecinin ilk deneyini yaptık. Bir kaç çimento torbasını yavaş yavaş yaktık. Hem de bacanın duman çekmesini kontrol etmiş olduk. Sonuç mükemmel. Duman fırının iç ağzından dışarı çıkıp hemen bacaya yöneliyor. Kemerli dış ağıza yaklaşmıyor bile..

 





BugŁn 58521 ziyaretçi (97098 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=